Konya gezilecek yerler denildiğinde akla ilk olarak tarih, kültür ve maneviyatın iç içe geçtiği eşsiz bir şehir gelir. Türkiye’nin en köklü şehirlerinden biri olan Konya, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin izlerini taşıyan atmosferi, etkileyici mimarisi ve geniş coğrafyaya yayılan doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunar. Konya’da gezilecek yerler arasında tarihi medreselerden büyüleyici müzelere, doğal göllerden mistik türbelere kadar keşfedilecek pek çok nokta bulunur.
Mevlana Müzesi
Konya gezilecek yerler listesinde ilk sırada yer alan Mevlana Müzesi, Konya merkezde, Kale Mahallesi’nde, Alâeddin Tepesi’nin kuzey eteğinde yer alır. Şehir merkezine yürüme mesafesindedir.
Tarihçe: 13. yüzyılda Selçuklu sarayının Gül Bahçesi olarak kullanılan alanda kurulmuştur. Alaeddin Keykubat, bu yapıyı Hz. Mevlana’nın babası Sultanül Ulema Bahaeddin Veled’e hediye etmiştir. 1273’te Mevlana’nın vefatı üzerine oğlu Sultan Veled tarafından türbeye dönüştürülmüş, “Yeşil Kubbe” adı verilmiştir. 1926’da müze olarak açılmış, 1954’te “Mevlana Müzesi” adını almıştır.
Mimari: Dört fil ayağı üzerine oturtulmuş, Tebrizli Bedrettin tarafından tasarlanan muhteşem yeşil kubbesiyle dikkat çeker.
Koleksiyon: Müzede derviş giysileri, müzik aletleri, el yazması eserler, pazarcı maşası, nefir ve mütteka gibi dergah eşyaları sergilenmektedir. Müzede 5.000’den fazla eser bulunmaktadır.
Ziyaret: Yaz dönemi (Nisan-Ekim) 09:00-18:00, kış dönemi (Kasım-Mart) 10:00-16:00 saatleri arası açıktır. Pazartesi günleri kapalıdır. Giriş ücretsizdir. Semazen gösterileri belirli günlerde düzenlenmektedir.

Alâeddin Camii ve Tepesi
Konum: Konya’nın merkezinde, Alâeddin Tepesi denilen höyüğün üstünde, Selçuklu sarayının yakınında yer alır. Şehrin en eski ve en yüksek noktasıdır.
Tarihçe: 1219-1220 yılları arasında Sultan I. İzzeddin Keykâvus’un emriyle yapımına başlanmış, kardeşi Alâeddin Keykubad tarafından tamamlanmıştır. Konya’nın ulucamii (ana camii) olarak hizmet vermiştir.
Mimari: Selçuklu mimarisinin en önemli örneklerinden biridir. Kare planlı harim, büyük bir kubbe ile örtülüdür. İç mekanda 12. yüzyıldan kalma, kufi yazılı, Ahlatlı Hacı Mengübertî tarafından yapılmış ahşap minber bulunur.
Koleksiyon: Cami avlusunda ve çevresinde Anadolu Selçuklu Sultanı I. Mesud, II. Kılıcarslan, III. Kılıcarslan, I. Alâeddin Keykubad, II. Gıyaseddin Keyhüsrev, IV. Rükneddin Kılıcarslan ve diğer Selçuklu hükümdarlarına ait 8 adet kümbet (türbe) bulunur.
Erişim: Şehir merkezinden yürüyüşle veya toplu taşıma ile kolayca ulaşılır. Tepeden Konya’nın panoramik manzarası izlenebilir.
Karatay Medresesi (Çini Eserler Müzesi)
Konum: Konya gezilecek yerler arasında Selçuklu çini sanatının zirvesini temsil eden Karatay Medresesi, Konya merkezde, Alâeddin Tepesi’nin kuzey eteğinde, Feritpaşa Caddesi üzerinde yer alır.
Tarihçe: 1251 yılında Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykâvus döneminde, veziri Emir Celâleddin Karatay tarafından hadis ve tefsir ilimlerinin okutulması için yaptırılmıştır. 1955’te Çini Eserler Müzesi olarak faaliyet göstermiştir.
Mimari: Kapalı avlulu medrese tipinin en güzel örneklerinden biridir. Doğu cephesindeki taçkapı, mermer üzerine geometrik, bitkisel motifler ve yazı örnekleriyle süslenmiştir.
Koleksiyon: Müzede 5.000 civarında çini, seramik ve stuko bulunmaktadır. Kubâdâbâd Sarayı kazılarından çıkarılan, 24 cm çapında sekiz kollu yıldız şeklindeki lüster tekniği çiniler, saray erkânını ve av sahnelerini tasvir eden panolar, mitolojik hayvanlar bitkisel süslemeler sergilenmektedir. Ayrıca Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemine ait duvar çinileri, seramik kaplar yer alır.
Ziyaret: 09:00-17:00 arası açıktır. Pazartesi günleri kapalıdır. Giriş ücretlidir. Müzekart geçerlidir. Öğrenci ve 65 yaş üstü indirimlidir.

İnce Minare Müzesi
Tarihçe: 1264 yılında Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykâvus devrinde, veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından hadis ilmi okutulmak üzere inşa ettirilmiştir. 1956’da Taş ve Ahşap Eserler Müzesi olarak açılmıştır.
Mimari: Kapalı avlulu, tek eyvanlı, tek katlı medrese tipindedir. Doğu cephesindeki taçkapı, Selçuklu devri taş işçiliğinin en nadide örneklerindendir. Taçkapıda geometrik, bitkisel ve yazı örnekleri yoğun olarak kullanılmıştır.
Koleksiyon: Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait 200 dolayında taş ve ahşap eser barındırır. Dış mekânda mezar taşları, lahitler; iç mekânda ahşap cami kapıları, minberler, mihraplar, kitabeler sergilenmektedir. Özellikle taçkapıdaki oymacılık detayları büyüleyicidir.
Ziyaret: 09:00-17:00 arası açıktır. Pazartesi günleri kapalıdır. Giriş ücretlidir, Müzekart geçerlidir.
Aziziye Camii
Tarihçe: 17. yüzyılda IV. Mehmed’in kızı Hatice Sultan’ın eşi Musahib Mustafa Paşa tarafından Yüksek Cami adıyla yaptırılmıştır. 1867-68’de yangınla yıkılınca, Sultan Abdülaziz ve annesi Pertevniyal Valide Sultan’ın desteğiyle 1872’de yeniden inşa edilmiştir. Bu nedenle Aziziye adını almıştır.
Mimari: Tamamen kesme taştan, yüksek bir bina olarak inşa edilmiştir. Osmanlı barok ve rokoko üsluplarının karışımıdır. Pencereleri kapılarından büyük tutulmuştur, bu tasarım “ilahi aydınlanma” ve tevazuu sembolize eder.
Özellikler: Mihrap ve minber, “göktaşı” denilen mavimtırak taştan işlenmiş, zengin süslemelidir. İç mekân ferah ve aydınlıktır. Barok detaylarla süslü ahşap işçiliği dikkat çeker.
Ziyaret: Namaz saatleri dışında ziyarete açıktır. Giriş ücretsizdir. Özellikle fotoğrafçılar ve mimari meraklıları için ilgi çekicidir.

Meram Bağları
Konum: Konya gezilecek yerler arasında doğa ve tarihin iç içe geçtiği huzur köşesi olarak görülen Meram Bağları, Konya merkezine 6-8 km güneybatıda, Meram ilçesinde, Takkeli Dağ eteklerindeki vadide yer alır. Meram Çayı boyunca uzanır.
Tarihçe: Tarihin ilk dönemlerinden beri yerleşime açık olan bölge, Frig, Roma, Bizans ve Selçuklu dönemlerinde önemli yerleşim yeri olmuştur. Evliya Çelebi 1648’de “Peçevi’nin Baruthane Mesiresi, Kırım’ın Sudak Bağı, İstanbul’un 175 bahçesi, Tebriz’in Şah-ı Cihan Bağı, bunların hepsi Meram’ın yanında bir çemenzar bile değildir” diye yazmıştır.
Mimari: 1.500 m² ile 50.000 m² arasında değişen büyüklükteki bağlarda geleneksel Konya bağ evleri bulunur. Selçuklu döneminden kalma Meram Köprüsü, Tavusbaba Türbesi, Hasbeyoğlu Mescidi ve Dar’ülhuffazı bölgedeki tarihi yapılardır.
Doğal Güzellikler: Yemyeşil vadide, bol oksijenli havasıyla şehrin akciğeri olarak bilinir. Asırlık çınar ağaçları, dut ağaçları, üzüm bağlarıyla süslüdür. Dutlu Kahve, Yemin Ormanı piknik alanları popülerdir.
Erişim: Şehir merkezinden 4-A, 4-B, 1-A, 1-B, 2-A, 2-B otobüs hatlarıyla veya özel araçla 15-20 dakikada ulaşılır.
Ziyaret: 24 saat açık, ücretsizdir. Özellikle yaz aylarında yoğun turist çeker. Çay bahçelerinde serpme kahvaltı, gözleme ve köy yumurtası keyfi yapılabilir. Dutlu Kahve’nin asırlık ağaçları altında çay içmek gelenekseldir.
Konya Tropikal Kelebek Bahçesi
Konum: Selçuklu ilçesinde, Kelebekler Vadisi Parkı içinde, Selçuklu Çiçek Bahçesi ve Macera Kulesi’nin yanında yer alır.
Tarihçe: 4 Temmuz 2015’te Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açılmıştır. Londra merkezli Arup şirketi tarafından tas arlanmış, kelebek şeklinde cam çatılı bina olarak inşa edilmiştir. 2018’de Sign of the City ödülü almıştır. Açılışından 2023 sonuna kadar yaklaşık 3,7 milyon ziyaretçi ağırlamıştır.
Mimari: 7.600 m² toplam alan üzerine kuruludur. Bahçe, Kelebek Bahçesi, Böcek Müzesi ve çok amaçlı lobiden oluşan üç binadan oluşur. Cam çatı ve cepheler sayesinde doğal ışık maksimum düzeydedir.
Koleksiyon/Canlılar: 1.200 m² uçuş alanında, soğuk yarı kurak Konya ikliminde tüm yıl 26°C sıcaklık ve %80 nemde tutulan tropikal ortamda, 60 farklı türden binlerce tropikal kelebek ve 150’den fazla tür tropikal bitki bulunur. Kelebeklerin tırtıl, pupa ve ergin evrelerinin tüm yaşam döngüleri gözlemlenebilir. Ayrıca Böcek Müzesi’nde çeşitli böcek türleri, Kelebek Müzesi’nde koleksiyonlar, Doğa Eğitimi Sınıfı’nda bilimsel etkinlikler düzenlenir.
Erişim: 47 numaralı şehir otobüsü hattı ile ulaşım sağlanır. Özel araçla kolayca erişilebilir, otopark mevcuttur.

Sırçalı Medrese
Tarihçe: 1242-1243 yıllarında Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde, Bedreddin Muslih tarafından inşa ettirilmiştir. 1960’ta Konya Müzesi’ne bağlı Mezar Anıtları Müzesi olarak açılmış, 1969’da Mahmut Akok’un projesiyle düzenlenmiştir.
Mimari: Açık avlulu medrese tipindedir. Taçkapısındaki geometrik ve bitkisel motifler dikkat çeker. Avludaki iwanın önünde mermer şadırvan bulunur. Yapı, mezar taşlarının sergilenmesine uygun şekilde restore edilmiştir.
Koleksiyon: Anadolu Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait 200’den fazla mezar taşı, lahit ve stel sergilenmektedir. Özellikle 12-13. yüzyıl kufi yazılı mezar taşları, figürlü steller ve sanduka kapakları önemlidir.
Ziyaret: 09:00-17:00 arası açıktır. Pazartesi kapalıdır. Giriş ücretlidir, Müzekart geçerlidir.
Konya Arkeoloji Müzesi
Tarihçe: 1901’de Karma Ortaokulu’nda kurulmuş, 1927’de Mevlana Müzesi’ne, 1953’te İplikçi Camii’ne taşınmış, 1962’de bugünkü binasına yerleşmiştir.
Koleksiyon: Neolitik Çağ’dan Bizans’a kadar uzanan dönemleri kapsar. Çatalhöyük’ten obsidyen aletler, Hitit ve Frig kapları, Roma dönemi lahitler, Yunuslar Köyü’nden Poseidon heykeli, 6. yüzyıl Tatköy kilise mozaiği sergilenmektedir. Toplam 10 bine yakın eser bulunur.
Özel Bölümler: Prehistorik, Demir Çağı, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans salonlarından oluşur. Sidemara tipi mermer lahitler dikkat çekicidir.
Ziyaret: 09:00-17:00 arası açıktır. Pazartesi kapalıdır. Giriş ücretlidir, Müzekart geçerlidir.

Atatürk Evi Müzesi
Tarihçe: 1912’de Maruni kökenli tüccar Yusuf Şar tarafından inşa edilmiştir. 1928’de Konyalılar tarafından Atatürk’e hediye edilmiş, tapusuna “Reisi cumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya Konyalıların hediyesidir” kaydı düşülmüştür. 1964’te müze olarak açılmıştır.
Mimari: 19. yüzyıl Avrupa üslubunda, kesme taş ve tuğladan iki katlı yapıdır. Orijinal oda düzeni korunmuştur: çalışma odası, yatak odası, yemek salonu ve yaver odası.
Koleksiyon: Atatürk’ün Konya ziyaretlerine ait fotoğraflar, günlük notlar, kişisel eşyalar, kıyafetler ve pul koleksiyonu sergilenmektedir. Konya’nın Kurtuluş Savaşı’ndaki rolüne dair belgeler bulunur.
Ziyaret: 09:00-17:00 arası açıktır. Pazartesi kapalıdır. Giriş ücretsizdir.
Şems-i Tebrizi Türbesi ve Camisi
Tarihçe: 13. yüzyılda yaşamış, Mevlana’nın “şems”i (güneşi) olarak bilinen Şems-i Tebrizi’nin türbesidir. Mevlana ile 1244’te tanışan Tebrizi, Konya’da kısa süre kalmış, 1247’de öldürülmüştür. Gerçek kabrinin nerede olduğu bilinmemektedir.
Mimari: Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin karışımıdır. Cami ve türbe aynı bahçededir. İç mekanda geleneksel Osmanlı süslemeleri, mihrap ve minber dikkat çeker.
Önemi: Mevlana’nın Divan-ı Kebir ve Fihi Ma Fih eserlerinin ilham kaynağı olan Şems-i Tebrizi, Mevlevi geleneğinde özel bir yere sahiptir. Türbesi manevi ziyaretçilerin uğrak yeridir.

Şeyh Sadreddin Konevi Camii ve Türbesi
Tarihçe: 1274’te mutasavvıf Sadreddin Konevi tarafından inşa ettirilmiştir. Konevi, Mevlana’nın çağdaşı, İbnü’l-Arabi’nin düşüncelerini Anadolu’ya taşıyan önemli bir şahsiyettir. 1774 ve 1899’da onarımlar görmüştür.
Mimari: Dikdörtgen planlı, taş malzemeli cami, harim üzerinde kadınlar mahfili bulunur. 13. yüzyıl çini mihrabı mavi-siyah renklerle süslüdür. Minare Osmanlı döneminde tuğladan eklenmiştir.
Türbe: Açık türbe özelliğiyle nadir örneklerdendir. Mermer şebekelerle çevrilidir, üzerinde ahşap külah vardır. Konevi’nin mermer sandukası içeridedir.
Ziyaret: Konya gezilecek yerler listemizin son sırasında yer alan Şeyh Sadreddin Konevi Camii ve Türbesi, aktif ibadethane olarak kullanılmaktadır. Giriş ücretsizdir.
Sonuç olarak, Konya gezilecek yerler açısından hem tarihi hem de kültürel zenginliğiyle her ziyaretçiye hitap eden özel bir destinasyondur. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin manevi mirasını hissedebileceğiniz bu şehirde, geçmiş ile günümüzün uyum içinde harmanlandığını görebilirsiniz. Konya’da gezilecek yerler, sadece bir seyahat değil aynı zamanda anlamlı bir keşif yolculuğu sunar ve her köşesinde farklı bir hikâyeyle ziyaretçilerini etkiler.